BALYA

  Balya Merkezi ve çevresindeki madenlerin tarihi olmuştur. Tarihin ilk dönemlerinden bu yana, çinko ve kurşun olmak üzere, manganez ve linyit madenlerinin işletildiği, bu nedenle Balya’nın sürekli bir yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir.Balya, 1317 yılından önce “Kocagümüş Köyü” adıyla anılmakta ve Balıkesir (Karesi) Sancağına bağlı “Alidemirci Bucağı”nın bir köyü idi. 1310 yılında Kocagümüş Köyü çevresindeki kurşun madenlerinin imtiyazı alınmıştır. Madenlerin işletilmesi için yurdun çeşitli yerlerinden gelen işçilerin nüfus yoğunluğunu ve hane sayısını arttırması üzerine, Alidemirci Köyü’nde bulunan Bucak Teşkilatının nakli gerçekleştirilmiştir.Balya madenlerinin işletilmesi Osmanlı İmparatorluğu zamanında da sürdürülmüş ve Osmanlılar döneminde Kadılık olan Balya’nın adının, 1650 yıllarında burada Kadılık yaptığı rivayet edilen “BALİ BEY”den geldiği de ileri sürülmekte ise de bu görüşün tarihi bir temeli yoktur. Balya sözcüğü muhtemelen Yunanca Palaia ("eski") tabirinden Türkçeye uyarlanmıştır.Romalılar döneminde de kurşun madenlerinin işletildiği ve adının “Ergastêrion” (maden işliği) olduğu bilinen Balya 1910 yılında ilçe kuruluşuna sahip olmuştur. İlçe; 1920 yılında Yunan işgaline uğramıştır. Balya halkı, Yunan işgalinden kurtulmak için Yunan askerleri ile savaşırken aynı zamanda, kuzeyde Anzavur Ahmet Çetesi, batıda Gavur İmamla savaşmak zorunda kalmıştır.
      İlçemiz, 6 EYLÜL 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır. Bu bakımdan 6 Eylül Kurtuluş günü olarak her yıl kutlanmaktadır.Balya Maden ve fabrikaların kapatılmadığı zamanlarda Çok gelişmiş bir ilçeydi.Hatta o zamanlar Küçük İstanbul Lakabını bile edinmişti